1862 yılında yayınlanan Victor Hugo'nun edebi başyapıtı 'Les Misérables', sinemaya birçok kez uyarlanmıştır. En son versiyon ise modern sinemanın güçlü unsurları ile harmanlanmış bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Film, Fransız Devrimi sonrası bir dönemde, toplumsal adaletsizliklere karşı bireylerin mücadelesini konu alır. Jean Valjean’ın öyküsü etrafında şekillenirken, aşk, fedakarlık ve insanlığın karanlık yanları izleyiciye etkileyici bir şekilde sunulmaktadır. Bu film, hem öğretici hem de gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız sahneleri ile doludur. İzleyicilerine hem duygusal bir yolculuk hem de derin sosyal eleştiriler sunan 'Les Misérables', tarih ve edebiyat tutkunları için kesinlikle kaçırılmaması gereken bir yapım.
Filmde, Hugh Jackman, Jean Valjean rolünde harika bir performans sunmaktadır; izleyicileriyle güçlü bir bağ kurar. Russell Crowe, yasaların sert yüzü Javert'i canlandırırken karakterinin içsel çatışmalarını başarıyla aktarır. Anne Hathaway, Fantine rolü ile olağanüstü bir duygu derinliği sunar ve bu performans ona En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandırır. Genç yıldız Amanda Seyfried, Cosette karakteriyle izleyicilere umut aşılar. Ayrıca, Eddie Redmayne, Cosette’in sevgilisi Marius olarak rol alırken, karakteriyle genç aşkın büyüsünü taşır. Filmin kadrosunda çarpıcı performanslar sergileyen diğer isimlerde mevcuttur.
Les Misérables filminde ana fikir, insan ruhunun dayanıklılığı ve toplumun getirdiği adaletsizliklerle başa çıkma mücadelesidir. Victor Hugo’nun eseri, bireylerin yaşam koşullarının, sınıf ayrımlarının ve adalet anlayışının sorgulandığı bir platform sunar. Film, iyi ile kötü arasında gidip gelen karakterler aracılığıyla, sevginin, fedakarlığın ve insanın özündeki iyiliğin peşinden koşma arzusunu işler. Hugo, kişisel erdemleri ve toplumsal sorunları bir arada ele alarak, ruhsal bir devrim için çağrıda bulunmaktadır. İzleyiciler, Valjean gibi bir adamın geçmişini geride bırakarak, daha iyi bir insan olma çabasını görürken, film aynı zamanda insanlık durumunun evrensel bir tasvirini sunar.
Film, görsel olarak etkileyici sahneleri ve çarpıcı müzikleri ile dikkat çeker. Elle sinematografi, tarihi ve kundakçılığın birleştiği bir atmosfer oluştururken, ışık kullanımı da duygusal anları daha da derinleştirir. Müzik sahneleri, karakterlerin içsel durumlarına ve duygusal hallere dair güçlü bir açık kapı sunar. Koreografi, izleyiciye derin duygular hissettirirken, dönemin ruhunu yansıtan detaylarla zenginleştirilir.